Motor Planlama – Yeni Becerileri Nasıl Ediniriz?

Motor planlama, beynin bir fikri düşünebilme, daha sonra bir dizi alışılmadık eylemi hazırlama ve bu eylemlerde bulunma yetisidir.

Araba kullanmayı öğrenmeye başladığınız günleri anımsayın (hele de manüel vitesli arabalar!) Hiç bakmadan vites değiştirmeyi, ayağınızı debriyajdan frene, frenden debriyaja geçirmeyi öğrendiniz! Sonra istenilen yerde durabilmek için frene ne kadar basacağınızı, yollardaki tümseklerden sakınmak için direksiyonu ne kadar çevirmeniz gerektiğini çalışmanız gerekti. Ama bununla kalsa yine iyi! Sürekli olarak hareketlerinizi ölçüp biçtiniz; bir sonraki sefere vites, hız, yön veya zamanlamamı değiştirirsem acaba daha iyi mi sürerim, diye hep düşündünüz. Araba kullanmayı iyi bilen birçok insana göre bu hareketler artık otomatiktir, motor planlama başarılı bir biçimde yapılıyordur. Ama trafiğin ters olduğu bir başka ülkeye gidildiğinde, motor planlamanın aslında ne işe yaradığı hemen anlaşılabilir; çünkü böyle bir durumda beyin hemen bu alışılmadık hareketler kombinasyonuyla mücadele etmeye etmeye başlar! Bebekler için de aynı şey söz konusudur, başarılı bir şekilde motor planlama yapmak, öğrenilen bir beceridir ve Marianne Schriever, “Motor Planning – What does it involve?” (Motor Planlama – Neleri kapsar?) başlıklı makalesinde, bu süreci ve gelişmenin her evresinin çocukların motor planlama yetisi üzerinde nasıl etkili olduğunu zekice tarif ediyor.

Motor Planlama, çocukların bir hareket veya eylemi gerçekleştirmek için düşünsel strateji kurma yetisidir; bunlar merdivenleri inmek, tişört giymek veya bir şekli kesmek türünden eylemlerdir. Çocuklar beyinleride programlanan hareket modellerini sıralı olarak geliştirir; yani emeklemeden yürümeye doğru giderken, bu da daha ileri seviyedeki öğrenme için yeterli olmaz. Beyin, motor planlama yapma ihtiyacı duyar.

Motor planlama, bir dizi kabiliyet içerir; bunlar arasında hareketi ve hareketteki hataları görsel olarak algılama, tepki seçimi ve kendini düzeltme hareketleri bulunur. Hareketler yeterli bir biçimde zamanlanmalıdır ve dikkat ve konsantrasyon da ayrıca gereklidir.

Yaşamın ilk alt ayındaki birçok hareket otomatik olarak gerçekleşir. Bebek bundan sonra planlamasını gerektiren hareketler yapmaya başlar. Bileğini çevirerek elini döndürebilir; bu sayede nesneleri kontrol edebilir ve oyun oynayabilir. Her yeni oyun faaliyeti daha fazla motor planlama ve duyumsal katılım gerektirir. Bir bebek 8. Ayında, basit şeyleri bir araya koyup dağıtmaya yetecek ölçüde el hareketlerini planlayabilir. 12 aylık bir bebek, nesne seçebilir veya iki nesneyi birbirine vurabilir. Bu sayede, bir dizi hareketi düzgün sırada planlamayı ve gerçekleştirmeyi öğrenir.

İkinci yılda, çocuk yürümeyi, konuşmayı ve daha karmaşık eylemleri planlamayı ve bunları daha etkin bir biçimde gerçekleştirmeyi öğrenir. İlk yılda gerçekleşen duyumsal-motor entegrasyon, çocuğun öğrenmesine yardımcı olmuştur. İkinci yıla kadar, kendisine dokunulduğunda dokunulan noktayı ayırt edebilir; cildinde hissettiği duyumlar, vücudunun sınırlarını ona gösterir. Vücut duyumlarını iyi eklemleyemeyen çocuklar bedenlerinin nasıl yapılanmış olduğunu veya herhangi bir parçasının Ne işe yaradığını tam olarak hissedemez.

İkinci yılında çocuk, vücudunun nasıl çalıştığı ve çevresinin işlevinin nasıl olduğu konusunda daha fazla duyumsal farkındalık edinmek için çok sayıda hareket çeşidi geliştirir. Doğal olarak her şeyi keşfeder. Eğer çocuk her şeye karşı ilgili değilse, ebeveynler bundan endişe duymalıdır. Bu yaştaki çocuklar sallanmayı ve bir yerlere binmeyi, yerçekimini öğrenmeyi, vücudun farklı uzuvlarının nasıl çalıştığını, birbirleriyle nasıl bir etkileşimleri olduğunu, yapabilecekleri ve yapamayacakları şeyleri, neyin iyi neyin kötü bir his verdiğini bilmek isterler. Tüm bu duyumsal-motor bilgiler, beyinde iç duyumsal bir vücut algısı oluşturur. Motor planlamada kullanılmak üzere çocuk beyni binlerce bilgi parçası biriktirir.

3 ve 7 yaş arası dönem, etkin bir motor planlamanın gerçekleşmesine yönelik olarak duyusal bütünleşmenin kritik bir dönemidir. Çocuğun içgüdüsü, onu aktifleştirir ve vücuduyla birçok şey yapmayı öğrenir. Uyumsal tepkileri gittikçe daha karmaşık bir hale gelir ve her bir uyumsal tepki, çocuğun duyusal bütünleşme kapasitesini arttırır. Denge, el-göz koordinasyonu ve bir dizi hareketin planlanma becerisi iyileşir. Tehlikeli şeyler dener ve böylece kendi duyusal-motor yetisinin sınırlarını öğrenir. Çocuk parkları, çocukların motor planlamayı geliştirme ihtiyacını karşıladıkları en gözde yerlerdir.

3-7 yaş arası dönemde, çocuk çatal bıçak, makas veya kalem kullanmayı öğrenir. Her bir görev, daha önceki faaliyetler esnasında beyinde depolanmış olan duyusal bilgilerin kullanımını gerektirir. Üzerinde fazla durulmasa da, motor planlama ayakkabı giyme, ekmeğe yağ sürme veya kum kazma gibi faaliyetler için gereklidir. Entelektüel, sosyal ve kişisel gelişim için gereken duyusal-motor zekayı çocuğa kazandırmak için, yedi yıllık duyusal-motor deneyimi gereklidir.

Motor planlama, çocuğun alışkın olmadığı bir göreve uyum sağlayabilmesini ve bu görevi otomatik olarak yapabilmesini sağlayan duyusal süreçtir. Motor planlamanın en önemli gereklilikleri, doğru dokunma duyusuna sahip bir vücut algısı, görsel, işitsel, propriyoseptif ve vestibüler bilgidir. Çocuk kendi bedeninin iyi bir iç haritasına sahip değilse, alışılmadık hareketleri yönetemez ve bunları öğrenmesi uzun zaman alır. Çocuk bu nedenle sakar veya dağınık olabilir ve kafa karşıklığı yaşayabilir.

Beceri, çocuğun öğrenebilmek için motor planlama yaptığı bir şeydir. Ayakkabılarını bağlamayı öğrendiğinde, parmaklarına ve bağcıklara dikkat göstermek durumundadır. Bu dikkat motor planlamadır. Birkaç kez başarılı bir biçimde bağcığı motor planlayarak attıktan sonra bu bilgi beynine yerleşir ve bir beceri halini alır. Bir beceri öğrenildikten sonra, motor planlamaya ihtiyaç kalmaz. Beceriler beynin genel işleyişine entegre olur ve spontane bir biçimde ortaya çıkarlar.

Motor planlama, beyin işleyişinin duyusal-motor ve düşünsel yönleri arasında bir köprü oluşturur. Çocuklardaki en yüksek ve en karmaşık işleyiş biçimidir. Ebeveynler çoğu zaman bir çocuğun oturma veya yürümeyi ne kadar çabuk öğrendiğine ama diğer yandan giyinme, boyama, yapboz yapma, kağıt katlama ve daha sonra okuma-yazma öğrenirken sorunlarla karşılaşmalarına şaşırır. Bunları yapmak için ne kadar çok motor planlama herektiğini bilmezler.

Marianne Schriever (KyndyROO/GymbaROO Eğitmeni, Erken Dönem Çocukluk Nöro-Gelişim Danışmanı)

 

 

Yorumlar (1)

  • Çok güzel anlatılmış bir yazı, teşekkürler

Yorum Gönder

To Top