Sebze Yemek ya da Yememek!

Çocuğunuz da böyle mi düşünüyor? Çocukların yemek saati çok eğlenceli olabildiği gibi hiç beklenmedik bir anda 180 derece dönerek hayatı zorlaştırabilir. Maureen Hawke, “ İlk yıllar : En iyi Beslenmeyi oluşturmak” adlı makalesinde besinler ve çocukların besinlerle olan sağlıklı ilişkisi için fikirler veriyor.

İlk yıllar : En iyi beslenmeyi oluşturmak

Çocukların ne yediği nasıl gelişeceklerini ve ne öğreneceklerini etkiler, ebeveynlerin çocukların ne tür besinler almaları gerektiği hakkında çok kısa bir dönem söz hakları vardır. Bebeklikte bir kere şekerli, tuzlu veya yağlı besinlerin tadını alırlarsa gerçekten ihtiyaçları olan besinlerin yerine genelde bu tarz yiyecekleri yemeği tercih ederler. Her ne kadar genelleme yapmak doğru olmasa da çocuklar kendilerine sunulan besinleri yemeği öğrenirler ve daha sonra ne isterlerse onu yemek isterler. Çok fazla yemek çocuğun gerekli besinleri almasını tehdit eder.

  •  Yemeği ödül olarak vermeyin
  • Çocuk yeteri kadar yediği sinyallerini vermeye başladıktan sonra daha fazla yemek yedirmeye çalışmayın.
  • Yemeği davranış veya ruh halini değiştirmek için kullanmayın. Ruh haline göre verilen besinler onların besin alma zamanlarını açlık veya tokluk durumlarına göre kontrol etmelerini engelleyebilir.
  • Açlık hissetmesinden korkmayın
  • Keyfi yemekleri bırakın, düzenli yemek saatleri olsun
  • Yemek yemeği bir savaşa döndürmeyin, siz yemeği seçersiniz onlar ne kadar yiyeceklerini seçerler.
  • Israrcı olun, yeni bir yemeği en az 10-15 defa vermeyi deneyin.
  • Söylediklerinizin arkasında durun ve yapın.
  • Çocuklar “hayır” diyerek ne yiyeceklerinin kontrolünü ele alırlar.

Zor beğenen çocuk – seçici çocuk doğar mı yoksa yaratılır mı? Yemek seçen çocukların böyle olmalarının birkaç nedeni olabilir.

  •  Çinko eksikliği: Birçok çocukta çinko eksikliği görülebilir ki çinko önemli bir besindir. Bunun neticesi seçici yemek ve az iştah olur. İşlenmiş tahıllar, beyaz ekmek, makarna, krakerler çinkoyu tüketir. Çinko eksikliği koku, tat ve doku algılamasını negatif etkiler. Çinko eksikliği ile damak tadı da değişerek gerekli ve yararlı besinlerin alınmasını önleyebilir ki bu durum çinko eksikliği giderildikten sonra bile algısal hafızanın alışkanlığı nedeni ile devam eder.
  • Algısal nedenler: Görünüşü, sunumu, kokusu, dokusu, rengi veya tabakta diğer hangi besine dokunduğu bile seçiciliği oluşturabilir. Bazı çocuklar fark edilmesi çok zor olan farklılıkları bile anlayıp en ufak değişikliğe bile çok tepki gösterebilir (örn; ekmek değişikliği ). Tat, koku ve besininin ağızda yarattığı his tamamen yemek seçimini etkileyebilir.

Yemek seçen ebeveynler de bu huylarını çocuklarına geçirebilirler. Çocuk yemeği reddederken de nazik olmalıdır. Beğenmeme hareketleri yerine basit bir hayır veya hayır teşekkür ederim olmalıdır. Nazik “hayır” daha fazla “evet” dedirtecektir.

Çocuğum sebze yemiyor!!

Çocuğunuza sebze yedirmek için baskı yapmayın, tehdit etmeyin veya rüşvet vermeyin. Baskı yapar veya rüşvetle yedirmeye çalışırsanız çocuğunuz o yemeği daha az sevecektir. Sizi yerken görsünler, zaman içinde onlarda merak edip ufak bir parça yiyerek tadına bakacaklardır. Yutmayabilirler, ebeveynler bunu genelde sevmediler diye yorumlar. Tatlıları pazarlık amaçlı kullanmayın. Pazarlık ettiğinizde çocuklar tatlıları sebzelerden daha iyi olduğu kanısına vardırır. Eğer tatlı yemek için önce sebze yemek gerekiyorsa o zaman tatlılar süper olmalı!

Çiğnemek neden önemlidir.

Birkaç dişin olması çiğnemek için yeterlidir. Ağız problemi olan çocuklar çene kaslarının zayıf olması nedeni ile çiğnemeyi sevmediklerinden (!)  sıvı besinleri tercih edebilir. İşlenmiş günümüz besinleri çiğnemeyi gerektirmeyebilir. Besinleri ağızda çiğnemek çeneyi geliştirdiği gibi dişlerin düzenli çıkmasını da sağlar. Çiğ besinlerin tüketildiği toplumlarda çiğneme daha fazla olur ve dişler daha düzenli olduğundan ağız telleri daha az görünür. Ayrıca çiğneme östaki kanalını da açıp kapattığı için (kulak ve burun arasındaki kanal) bu çocuklarda daha az kulak enfeksiyonu görülür.

Bazı temel noktalar

  1. Taze her zaman en iyisidir.
  2. Organik işlenmişten daha iyidir.
  3. Çocuğunuzun yemeğini kendiniz yapın.
  4. Suni renklendirici ve suni tatlar içerdiklerinden ve davranış bozukluklarına yol açabildiklerinden dolayı işlenmiş besinlerden kaçının (liste aşağıda verilmiştir)

İşlenmiş besinler genelde şeker yüklüdür ve lifli gıdalar ve tahıllar, sebze, meyveler ve et, tavuk, balık ve fasulye mercimek gibi proteinli besinler alınabilecekken açlığı bastırır. Ancak bazı durumlarda meyveler bünyelerinde yüksek miktarda salisilat ve amino asit bulundurduğundan hassas bünyeli çocuklarda davranış bozukluklarına da yol açabilir. Meyve suyu içirmek yerine meyvenin kendisini yedirmeyi tercih edin. Meyve suyu aynı zamanda açlığı gidereceği için suyu tercih edin.

Besin seçiminde ve diyette en iyi kontrol

Okul öncesi yıllar çocuğunuzun beslenme alışkanlıklarına en rahat müdahale edebileceğiniz yıllardır. Bu zamanı taze gıda tüketimi alışkanlığı kazandırmak için harcayın. İşlenmiş gıdalardan kaçarak çocuğunuzun bağışıklık sistemi ile birlikte beyin gelişimlerine destek vermiş olursunuz. Beyin sağlıklı bir şekilde beslendiğinde gelişim, öğrenme ve hatırlama çok daha kolaylaşır ve çocuğunuzun davranışı ve uykusu düzenli olur. Bunların aksi olduğunda çocuk, çabuk hastalanabildiği gibi, gelişim bozukluğu ve davranış bozukluğu gösterebilir.

Reflü, kolik, sık antibiyotik kullanımı, kabızlık, uyku problemi ve alerjiler gösteren çocuklarda gelişmemiş sindirim sistemi veya besinlere karşı hassaslık olabilir. Yemek yemek onlara problem yarattığı için içmeyi tercih edebiliyor olabilirler.

Besin dedektifi olun

 

Genel sağlık sorunları veya davranış bozuklukları besin alerjileri, hassasiyet, veya beslenme yetersizliği sonucu oluşabilir. Çocuğunuzda bu problemlerin oluşmaması için besin dedektifi olmanız gerekebilir.  Çok fazla çeşitte beslenme şekli ve bilgisi karışıklıklara yol açabilir. Bir diyetisyene danışmak iyi bir başlangıçtır. Yapılan araştırmalar günümüz çocuklarının sağlıklarının ebeveynlerine göre daha problemli olduğunu göstermekte. Sağlıklı yaşam erken çocukluk döneminde edinilen düzenli beslenme alışkanlıkları ile olur.

Problem yarattığı bilinen Katkı maddeleri ve koruyucular

 

İsim                                                    Paket üzerindeki numarası

Dünbatımı sarısı                                110
Tartrazine                                          102
Carmoisine                                        122
Ponceau 4R                                      124
Sodium Benzoate                              211
Ribonucleotides                                 E635, 627, 631
Sorbates                                            200-203 (soslar)
Benzoates                                         210-213 (gazlı içecekler)
Sulphites                                           220-228 (kuru meyveler)
Nitrates, nitrites                                 249-252
Propionates                                      280-283 (ekmek)
Antioxidants                                      310-321 (yağlar)

Yazar: Maureen Hawke Nörolojik gelişim terapisti olup, Brisbane de bulunan Learning Connection Centre’in direktörüdür. 30 yılı aşkın bir süredir öğrenme bozukluğu çeken, odaklanma problemi olan, veya gelişimsel gecikme gösteren çocuklarla bütünsel bir yaklaşımla çalışmaktadır. Avustralya da ve dünyada eğitmenlere konusunda eğitim vermektedir.

Yorumlar (1)

  • Bizim bıdık (17.aya girdi bu arada) ilk kaşığı genelde reddeder ya biraz ısrarla yada kazayla ağzına değerse yalar ve işte ondan sonra ağzını açarsa açar 🙂
    sanırım inat yapıyor..yoksa niye açsa baştan açmasın ki…
    açlığı hissetmesi için rahat bırakıyoruz genelde..

Yorum Gönder

To Top