Gelişim Aksaklıklarını Zamanında Fark Edin

Çocuğunuzun Okula ve Öğrenmeye Hazır Olması için “Zor Anlaşılan Farklıklar”ın Saptanması: 0-5 yaş Çocukların Ebeveynleri için Gelişim Kontrol Listeleri.

“Çok Zeki ama Okulda Zorlanıyor!”: Küçük gelişimsel aksaklıkları zamanında engelleyerek bu cümleyi kuran birçok ebeveynden biri siz olmayabilirsiniz.

İdeal gelişim için ana nörolojik temellere sahip olan çocuklarda “Zor Anlaşılan Farklılık (ZAF)lar” görülmez. ZAF’lar küçük gelişimsel aksaklıklardır ve tıbbi müdahale veya gelişimsel değerlendirme gerektirecek boyutlarda olmayabilirler, fakat çocuğun okul çağı geldiğinde davranış ve öğrenme zorluklarına yol açabilirler.

Herkes, çocukları okula başladığında onların sorunsuz bir şekilde öğrenmeye başlamasını bekler ve bu gerçekleşmezse de öğretmenleri ve okulu suçlama eğilimi oluşur. Fakat günümüz şartlarında birçok çocuk, öğrenmek için gereken becerileri tam gelişmemiş olarak okula başlıyor ve bu yüzden zorlanıyorlar. Bu sebeple ZAF’ların okul çağından önce saptanarak uygun önlemlerin alınması ve gelişimin tamamlanması şarttır.

ZAF’lar tıbbi ve pedagojik desteğe varacak boyutlarda olmayabilir fakat çocuğunuzun okulda zaman zaman zorlanan bir öğrenci mi yoksa akademik başarılarının tadını çıkartan bir öğrenci mi olacağını belirleyebilir. Bu yüzden “büyüyünce geçer” umuduyla beklemektense, ZAF’ların varlığını kabullenerek, bu minik aksaklıkları çocuğunuz okul çağına gelip de, sonuçları öğrenmesini etkilemeden önce düzeltmek gerekir.

Çok büyük bir olasılıkla, ZAF’ları olan çocuklar çok zeki çocuklardır… sadece bu aksaklıklar onların geri kalmasına sebep olur ve onları engeller.

ZAF1
ZAF’lara Ne Sebep Olur?
ZAF’lar birçok sebepten ileri gelebilir ve bazı deneyimler çocukta ZAF’ların oluşma riskini artırabilir. Örneğin; erken doğum, zor doğum, stresli ortam, erken duyusal-motor gelişim fırsatlarının eksikliği, kronik hastalıklar…gibi. Bunlardan birçoğu ebeveynin kontrolu dışında oluşabilir ve ebeveynler bebekleri için en iyisini yapmak için uğraşsa da bu gelişim aksaklıkları yaşanabilir. Bazen açıklanamayan sebeplerden de ZAF’lar ortaya çıkabilir.
İyi haber ise KindyROO merkezlerinde bu konuda bilgili eğitmenler çocuklarınızdaki farklılıkları saptayarak uygun düzeltici aktiviteler önerir veya gerektiğinde sizi profesyonel yardım almaya yönlendirebilirler.

ZAF’lar Nasıl Anlaşılır?
Geçmişte, çocuk okula başlayana kadar minik gelişim aksaklıkları ile ilgilenilmiyor, ancak çocuk okulda zorlandığında sorunlar fark ediliyordu. Ama artık daha bilinçliyiz ve çok geç olmadan nelere dikkat etmemiz gerektiğini ve bunlar ile ilgili neler yapmamız gerektiğini artık biliyoruz.

Bebeklerde ZAF’lar

• 6-12 hafta arasında genel hareketlerinin beklenenden daha zayıf veya güçlü olması. Bu, kas tonlamasının olması gerekenden daha az veya çok olduğunun göstergesi olabilir.
• Başını kaldırmasının ve kolları ile kendisini kaldırabilmesinin gecikmeli olması.
• Karın üstü zamanı sevmemesi.
• Poposu üzerinde ilerlemesi, ayı yürüyüşü yapması, sürünüp emeklemek yerine yuvarlanması, eller ve dizler üzerinde çapraz hareketlerle emeklemek yerine farklı bir teknikle emeklemesi.
• Sürekli mutsuz olması.
• Beslenirken zorlanması.
• Tekrarlayan kulak enfeksiyonlarının olması.
• Agulamaması.

1 – 2,5 yaş arası ZAF’lar

• Sıkça ağlaması, huzursuz olması.
• Dengeli yürümekte gecikmesi, 18 aylıkken koşamaması.
• Güçlü bir tutuşunun olmaması; elleriyle tutunup asıldığında ağırlığını kaldıramaması.
• Dönmeyi sevmemesi.
• Hiperaktif olması.
• Duyusal hassasiyet göstermesi; masajı, gürültüyü, parlak ışıkları, pütürlü yiyecekleri sevmemesi.
• Dengesinin, kas tonlamasının ve koordinasyonun iyi olmaması.
• 27 aylık olduğunda çift ayak yerden yükselecek şekilde zıplayamaması.
• Anormal davranışlar göstermesi (bu yaş aralığında bazı “kriz”ler normal olsa da sürekli olmamalı!).

2,5 – 3,5 yaş arası ZAF’lar

• 3 yaşına geldiğinde 3 tekerlekli bisiklet sürememesi.
• Aktivitelerde orta çizgiyi geçememesi.
• Tek ayak üstünde duramaması.
• Konuşma gelişiminin yavaş olması – söylediklerinin anlaşılamaması.
• Yönergeleri almakta zorlanması.
• Zayıf kas tonlaması ve koordinasyonu olması.
• Kol ve bacaklarını ritmik olarak oynatmakta zorlanması.
• Yaşıtlarından daha yavaş olması.
• Hala güvenlik için ebeveyne tutunması.

3,5 – 4,5 yaş arası ZAF’lar

• Motor becerilerinin gecikmiş olması – çapraz hareketlerin oluşmamış olması; seke seke gidememesi, duran topa vuramaması, vb.
• Çizimlerinin olgunlaşmamış olması; temsili olmaması.
• Sağ/Sol tercihini yapmamış olması.
• Çapraz hareketlerle üst paralel merdivende ilerleyememesi.
• El ve ayakları ve gözleri ile orta çizgiyi geçememesi.
• Parmak farkındalığının zayıf olması – bu yaşta çocukların işaret parmağı ve baş parmağını, genellikle serçe parmağını biliyor olması gerekir.

4,5 – 5,5 yaş arası ZAF’lar

• Hareket becerisi ve konsantrasyon konularında gelişimsel gecikme olması.
• Hiperaktivite – huzursuz davranışlar olması.
• Orta hatta el değiştirmesi.
• Sağını solunu bilmemesi.
• At gibi tek ayak önde veya çapraz hareketler ile sekememesi.
• Baş, vücut, bacaklar, kollar ve yüz hatları olan insan çizememesi.
• Gözle takip ve diğer göz sorunlarının olması.
• Duyma/konuşma zorluklarının olması.

Eğer yukardaki konuların herhangi birisi ile ilgili endişeleriniz varsa, bir KindyROO eğitmenine veya bir çocuk sağlığı profesyoneline danışın. Endişelerinizin danıştığınız kişilerce ciddiye alınması gerekir. Eğer fazla endişelendiğiniz söylenerek geçiştiriliyorsanız, ikinci bir görüş alınız. Siz, çocuğunuz için en önemli kişisiniz çünkü onunla herkesten daha fazla vakit geçiriyorsunuz. Eğer bir endişeniz varsa büyük ihtimalle doğrudur ve önemlidir.

KindyROO’da sizlere bu ZAF’ların yaşanmaması için veya oluşanların üstesinden gelebilmeniz için evde de uygulanabilecek birçok sistematik ve sıralı aktiviteler yaptırıyoruz. Endişelerinize ne kadar çabuk ilgi gösterilirse, sorunlar o kadar erken önlenebilir. Bu çok önemli bir konudur çünkü insan beyni ne kadar genç ise müdahalelere o kadar hızlı cevap verir. Çocuğun yaşı ilerledikçe değişimin gerçekleşmesi daha fazla zaman alır.

Yukarda bahsettiğimiz ZAF’ların bazılarını çocuğunuzda fark ettiyseniz endişelenmeyin, hepsinin bir çözümü var. Destek verebilmek için sizleri KindyROO merkezlerine bekliyoruz. Deneme seansı randevusu için tıklayınız.

Beslenme Beyin Gelişimini Nasıl Etkiler?

Maureen Hawke & Dr. Jane Williams

Erken çocukluk dönemi gelişimindeki en önemli faktörlerden biri, ideal beslenme ve gıda hassasiyet ve alerjilerinin tedavisidir. Beslenmenin gelişim üzerindeki etkisi, çocuk doğduğunda değil çok daha öncesinde, annenin hatta anneannenin beslenmesi ile başlar. Yine de bebekler ve çocukların beslenmesinin sağlıklı gelişimi desteklemesi için yapılabilecek birçok şey vardır.

Profesör David Barker’ın araştırması dikkatimizi anneanne ve annelerin beslenmesinin çocukların ömür boyu sağlık ve gelişimi üzerindeki önemine yönlendirdi. Bu konu üzerindeki farklı araştırmalara göre anneanne ve annenin hamilelikte maruz kaldığı toksinler çocuğun bugünkü hastalıklarının sebebi olabilir! Fareler üzerinde yapılan deneylerden öğrendiğimize göre, hamilelikte yüksek dozda toksinlere maruz kalınması, bebeğin gen aktivitesinde değişikliklere yol açıyor (genetik mutasyon olmadan). Bu etki, 4 jenerasyon sonrasına kadar geçebiliyor. Artan araştırma sonuçlarına göre bu etki, beslenme düzenlemesi ile iyileştirilebiliyor.

Beslenme2Hamilelik sürecinde ve öncesinde, fetusun büyüyen beyninin sağlıklı gelişimi için annelerin beslenmelerinde Omega 3 ve çeşitli mineral ve vitaminlerin bulunması gerekir. Doğumdan sonra bebeğin beyni büyük bir hızla büyüyerek 4 yaşa kadar yetişkin beyninin %90’ı boyutuna ulaşır. Beyin büyüdükçe beyin hücreleri arasında milyonlarca bağlantı oluşur. Bunlar sayesinde vücut ve çevre ile ilgili bilgiler beyne iletilir. Bu bilgilerin ne kadar verimli iletilebileceği, bağlantıların ne kadar güçlü olduğu ve beynin bu mesajlardan ne kadar bilgi çıkartabileceği, belli temel çevresel faktörlere bağlıdır: duygusal güven ortamı, motor gelişim fırsatları ve duyusal uyaranlar. Beslenme ise bu temel etkenleri destekler.

Yediklerimiz, beynimizin nasıl çalıştığını etkiler. Bağırsak fonksiyonu ve beyin fonksiyonu temelde birbirine bağlıdır. Bir bebek veya küçük bir çocuk, vücudunda hassasiyet yaratan, veya alerjik olduğu, veya zehirli olan besinleri düzenli olarak sindirdiğinde, beyninin rahatsız edici maddelere maruz kalma ve bu durumun da sağlıklı gelişimini etkileme riski oluşur.
Bu da demektir ki beyin, nöron bağlantıları ile vücut duyularından ve sistemlerinden gelen mesajları kolayca yorumlayıp gerekli tepkileri veremeyebilir. Bazı çocuklar için süt ürünleri, buğday, şeker gibi belli gıdalar, doğal ve doğal olmayan renklendiriciler, tatlandırıcılar ve koruyucular çok rahatsız edici olabilir.

Bazen çocuğumuzun gıda hassasiyeti olduğundan hiç haberimiz olmaz. Ailede bu tip bir sorun olmayabilir, çocuk sağlıklı kilo alıyor olabilir. Fakat bazı yiyecekleri veya yiyecek gruplarını çocuğunuzun tolere edemediğine dair önemli işaretler vardır:
• Beslenme zorlukları, kolik
• Gelişim aşamalarında gecikme
• Huzursuzluk
• Uyku sorunları, uyumakta ve uyanmakta zorlanma, uyurken huzursuz olma
• Bağırsak şikayetleri, gaz, bulantı, kabızlık, ishal, altını kirletme
• Fazla terleme, ayaklar veya saçlarda kötü koku
• Baş ağrısı
• Kulak enfeksiyonları, sık soğuk algınlıkları
• Konuşmasının gecikmesi
• Bacaklarda ağrı
• İştahsızlık
• Nefes kokusu; tıkalı burun, ağızdan nefes alma
• Hiperaktivite
• Letarji, yorgunluk
• Astım

Çocuk büyüyüp okula başladığında gıda alerjileri veya hassasiyetleri öğrenme becerilerini bile etkileyebilir. Gıda alerjilerinin el yazısı üzerindeki etkisine bir örnek:
Beslenme3
Koruyucular, gıda boyaları ve tatlandırıcılardan ileri gelen gıda alerjileri ve zehirlenmeleri hareket, görme, denge, vücut bilinci gibi genel gelişimsel becerileri de etkileyebilir. Bazı çocuklar dokunsal uyaranları doğru yorumlayamazken bazı çocukların ise işitsel uyaranları doğru anlayamama gibi sorunları olabilir.

Ne Yapabilirsiniz?
Beslenme4

Yediğiniz ve çocuğunuza verdiğiniz yemekleri düşünün. Çocuğunuzun gelişimi için en iyi besinleri sağlayabiliyor musunuz? Yiyecekleri en sağlıklı haline getirmek için neler yapabilirsiniz? İnternetten bu konuda birçok fikir alabilirsiniz, hangi gıdalardan kaçınmalıyız, zararlı gıdalar yerine sağlıklı alternatifler bulabilir miyiz gibi…
Başlangıç için bazı öneriler:
1. Hamile kalmadan önce uygun gıda takviyeleri hakkında bilgi alın. Son araştırma sonuçları, hamilelikten 3 ay önce ve hamileliğin en az ilk 3 ayında bebeğin nöral tüpleri (beynin temeli) oluşurken bu takviyelerin alınmasını öneriyor.
2. Yapabiliyorsanız bebeğinizi emzirin. Bu dönemde normal beslenmenizde yağlı balık yok ise Omega 3 desteği almaya devam edin.
3. Eğer bebeğiniz yukardaki alerji işaretlerinden birini gösteriyorsa, bir diyetisyene başvurarak hangi gıdaların çocuğunuzun vücudunu ve beynini rahatsız ettiğini tesbit edebilmek için yardım isteyin. İnek sütü, buğday, salisilat içeren meyveler (domates, portakal, çilek gibi) veya başka şeyler olabilir.
4. İki yaş altında tüm işlenmiş gıdalardan uzak tutun. Örneğin; işlenmiş etler (salam, sucuk, sosis, vb.), MSG içeren ürünler, cips, kutulu meyve suyu, renklendiricili yiyecekler ve beyaz ekmek gibi.
5. Aldığınız ürünlerin içindekileri okuyun. En az zararlı katkı maddesi içeren ürünleri tercih edin. Ekmek, yağ gibi günlük kullandığınız ürünlerde bile birçok renklendirici, tatlandırıcı ve koruyucu olabilir.
6. Su tüm çocuklar için en iyi içecektir. Meşrubatlardan ve gazlı içeceklerden uzak durun.
7. Taze mevsim sebze ve meyvelerini tüketin. Öncesinde iyice yıkayın.
8. Alabiliyorsanız organik gıdalar alın.
Yazarlar Hakkında: Maureen Hawke, Learning Connections, Brisbane’den nöro-gelişimsel eğitim uzmanıdır. Beslenme, refleks, duyusal motor tedavileri gibi öğeleri kullanarak davranışsal ve öğrenme sorunları olan çocuklara başarıyla destek olur. Dr. Jane Williams KindyROO Global Genel Müdürüdür. Aynı zamanda James Cook Üniversitesinde Kıdemli Okutmandır.

Web Tasarım Düzenleme